CEO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CEO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2016 Pazar


                        ÇİZGİLERİ BOZMAK


''Bana karşı anlayışlı davranan tek kişi terzimdi.
Her gördüğünde yeniden alırdı ölçülerimi.
Onun dışında herkes önceki ölçülerin bana hep uyacağını sandı.''
                                                                                                                          Bernard Shaw


Değişiyoruz... 

Tarzlarımız,
Zevklerimiz,
Beklentilerimiz,
İlgi alanlarımız,
Algılarımız 
hatta kişiliğimiz... 

''Ben çizgimi asla bozmam'' diyenlere hep şüphe ile yaklaşmışımdır. Sizin doğrularınıza elbette ki saygım sonsuz ancak benim de doğruluğunu sınadığım konular var. İşte bu da onlardan biri. İnsan çizgisini nasıl bozmaz? Nasıl olur da, hiç değişmez? şu çizgiyi bozmama olayı gerçekten, anlatılırken gururlanacak kadar doğru bir şey mi? Tüm bu sorulara benim yanıtım, HAYIR! güzel kardeşim.

Bir dünya devi olan General Electric Şirketi eski CEO'su Jack Welsh'in oldukça akılda kalıcı bir özdeyişinden bahsetmek isterim. Üstat derki '' Dışımızdaki dünya bizden daha hızlı değişiyorsa, sonumuz yakındır''. Çok doğru... Dünya dört nala değişiyorken, siz kendinize, hayali bir çizgi oluşturup, at gözlüğü takmış bir ip cambazı misali , o çizginin üzerinde ilerlemekte ısrar ediyorsanız; düşüşünüz şaşırtıcı olmayacaktır. Başrolünde sizin olduğunuz bir örnek belki de daha akılda kalıcı olacaktır. Çocukluğunuzu anımsayın, bir kaç fotoğraf karıştırın, düşleyin... şimdi de kalkıp, aynaya doğru ilerleyin... Bir kere biyolojik olarak değişiyorsunuz! Saçlarınız, gözlerinizi, gülümsemeniz... her biri büyük bir değişimin parçası olmuş bile. O gün düşündükleriniz ile şimdikiler arasında da dağlar kadar fark var, hadi itiraf edin.. Hayattan beklentileriniz farklı, saatlerce bıkmadan usanmadan oynadığınız oyunlar, yerini saatlerce bıkmadan usanmadan okuduğunuz kitaplara, makalelere ya da hazırladığınız raporlara, projelere bırakmış...  eskiden yalnızken, belki de şimdi iki kişisiniz ya da belki üç,dört... bir hafta öncesine kadar hiç ilgilenmediğiniz bir konu, hayatınıza bir şekilde girmiş ise, algılarınız bile aniden değişiyor. O konu ile ilgili her şey artık ilgi alanınız oluyor,  dikkatinizi çekiyor. Çalışma tarzınız, gelecek beklentileriniz...  Farkında olun ya da olmayın, değişimin bir parçasısınız ve DEĞİŞİYORSUNUZ.  Çizmiş olduğunuz tüm çizgileri, isteyin ya da istemeyin, silmek ve yeniden çizmek zorunda kalıyorsunuz. Bu nedenle;

''Bozmadığınız çizgileriniz'' ile değil, çoğu zaman daha iyisini yapabilmek için bozduğunuz çizgiler iniz ile gurur duyun.Değişimden ya da değişmekten değil, değişimi yönetememekten çekinin. Çünkü hayat, siz daha de-ği-şi...    demeden, değişiyor. Ona uyum sağlayın, en azından çabalayın, farkında olun, yönetin... 

Değişim, ardında ne olduğunu bilmediğiniz bir kapı değil, kapının ardında ne olduğunu öğrenmeniz için elinizdeki tek şanstır. Değişim sizin; Altın anahtarınızdır! 

DEĞİŞİN...

15 Mayıs 2016 Pazar




YÖNETİME ASİ BİR BAŞKALDIRI; ÇALIŞMA HAYATINDA Y JENERASYONU

   Y jenerasyonu... yani 1980-2005 yılları arasında, internet devriminin ortasında dünyaya gelmiş milenyum nesli. Bu grubun içerisinde yer alan bir birey olarak bizleri; ''çok bileşenli bir beşeri fonksiyon'' olarak tanımlarsam sanırım yanlış olmayacak;

Y= f(T,D,Ö,E,B,V,İ,M, ....)

T; Teknoloji
D; Değişim, Durumsallık
Ö; Özgürlük
E; Eğlence, Esneklik
B; Bilişim
V; Veri
İ; İnovasyon
M; Motivasyon 
ve daha pek çoğu... Böyle bir nesli, tek bir yönetim kalıbına bağlı olarak yönetebileceğini düşünenlerden misiniz? O zaman geçmiş olsun...
Yapılan araştırmalar, Türkiye de faaliyet gösteren, sektör devi şirketlerin CEO'larının X kuşağına ait bireyler(1965-1979) olduğunu ortaya koyuyor.  Tabi ki bu durumun tecrübe ve yaş faktörü ile çok yakın bir ilişkisi bulunuyor fakat yalnızca iki değişkene bağlı kalarak, X kuşağı ve Y kuşağı arasındaki temel farklılıkların çalışma hayatına etkilerini göz ardı edemeyiz. Evet X kuşağu ağırlıklı bir CEO topluluğu ile karşı karşıyayız çünkü x kuşağı;
  • kurallara uyumluluk
  • güçlü AİDİYET duygusu
  • otoriteye saygı
  • sadakat
  • kalıplaşmış çalışma saatlerini kabul etmek
  • sabır
  • yüksek iş motivasyonu
gibi çalışma hayatı içerisinde, özellikle çoğu işverenin beklentilerine cevap verebilecek, onları tatmin edebilecek temel özelliklere sahip. Gelelim bizim Y kuşağına..
  • Bağımsızlık yanlısı
  • iş saatleri yerine İŞE odaklanan, bu nedenle kalıplaşmış mesai saatlerini reddeden!
  • Örgütsel bağlılık duygusu az
  • Duygusal değil, profesyonel olmayı tercih eden,
  • sosyal doyumu, ücret tatmininden üstün gören dolayısı ile sık iş değiştiren... bir nesil var karşınızda. Üstelik teknolojiye hakim, yenilikçi, YARATICI, çözüm odaklı ve mutlak başarılı! Tabi avucunuzda tutabilirseniz.. 
Hal böyle iken, x kuşağı ağırlıklı bir CEO topluluğu çokta şaşırtıcı olmasa gerek. Fakat, kriz yönetimi, toplam kalite, müşteri odaklılık,veri tabanlı pazarlama uygulamaları, inovasyon ... bakımından değerlendirecek olursak, kimin daha üstün performans göstereceği tartışmaya açık bir konu olacaktır. Ne demişler, akıl yaşta değil, baştadır. Yavaş yavaş, yönetim anlayışını değiştirmenin vakti gelmiş de geçiyor bile. Elinizi çabuk tutun, arkamızdan bir Z kuşağı geliyor ki ne siz sorun ne de ben anlatayım..!